Çocuk Babasının Yanında Kalıyorsa, Baba Nafaka Ödemeye Devam Edecek midir?

Lehine nafakaya hükmedilen çocuk yönünden borçlunun nafaka ödemekle sorumlu tutulabilmesi için çocuğun alacaklı yanında bulunması gerekir. Borçlu bunun aksini ileri sürerek velayeti alacaklıya bırakılan müşterek çocuğun boşandıktan sonra kendi yanında kaldığını iddia ediyorsa bu durum her türlü delille ispatlanabilir.

Doktrinde ifade edilen bu husus, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin kararı ile bir kez daha vurgulanmış oldu. Yargıtay söz konusu kararında, velayeti anneye verilen çocuğun, nafaka yükümlüsü babanın yanında kalması halinde borçlu babanın nafaka ödemeyeceğini kabul etti. Çocuğun kaldığı yeri araştırmadan, nafaka alacağına hükmeden yerel mahkemenin kararını eksik inceleme nedeniyle bozdu.

İşte emsal nitelikli o karar:

Yargıtay
12. Hukuk Dairesi
Esas : 2018/2964
Karar : 2018/6501

Tarih: 21.06.2018

İçtihat Metni

Mahkemesi : İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

1-Alacaklının temyiz isteminin incelenmesinde;

Temyiz, 24.552,66 asıl alacağın % 20’si oranında tazminat ile maktu vekalet ücretine ilişkindir.

İİK’nun 4949 Sayılı Kanunla değiştirilen 363/1. maddesinin son cümlesindeki kesinlik sınırının aynı Kanun’un ek 1. maddesinin 1. fıkrası uyarınca 01.01.2015 tarihinden itibaren artırılan miktarı dikkate alındığında, alacaklının temyiz dilekçesi içeriğine göre uyuşmazlık konusu değerin 5.980,00 TL’yi geçmediği anlaşıldığından mahkeme kararının alacaklı yönünden temyiz kabiliyeti yoktur.

Temyiz dilekçesinin REDDİNE,

2-Borçlunun temyiz itirazlarına gelince;

Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

Alacaklı tarafından borçlu hakkında iştirak nafakasına ilişkin ilama dayalı olarak ilamlı takip başlatıldığı, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; sair itirazlarının yanı sıra, çocuğun 2007 Ocak ayından 2009 Eylül ayına ve 2012 Kasım ayından itiraz tarihine kadar şikayetçi borçlunun yanında kalması nedeniyle, bu sürelere ilişkin nafakanın, yanında bakma suretiyle ifa edilmiş sayılması gerektiğinden bahisle tespit edilecek ödeme tutarı kadar takibin iptalini talep ettiği, mahkemece, alınan bilirkişi raporunun, alacaklının sunduğu tanık beyanlarına itibar eden kısmı hükme esas alınarak şikayetin kabulü ile takip tarihi olan 16.11.2014 itibariyle dosya borcunun 17.929,83 TL asıl alacak, 3.959,16 TL işlemiş faiz olarak belirlenmesine, fazla talep edilen miktar yönünden icranın geri bırakılmasına karar verildiği görülmektedir.

İcra emrinin incelenmesinde; alacaklının, müşterek çocuk … için hükmedilen 24.552,66 TL birikmiş nafaka alacağı ve 7.616,29 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 32.168,95 TL alacak ile gelecek aylara dair işleyen nafakaları talep ettiği anlaşılmaktadır.

Şikayetçi borçlu, 2007 Ocak ayından 2009 Eylül ayına ve 2012 Kasım ayından itiraz tarihine kadar boşanma kararıyla velayeti alacaklı anneye verilen müşterek çocuk …’un kendi yanında kaldığı iddiasında bulunmaktadır. Alacaklı vekili ise 19.01.2015 havale tarihli beyan dilekçesinde; “2007 Mart ayı ile 2009 Ağustos ayı arasında küçük çocuk …’un şikayetçi babanın yanında kaldığını, 2009 Eylül ayından şikayet tarihine kadar da alacaklı annenin yanında kaldığını” beyan etmektedir.

Duruşmada dinlenilen şikayetçi tanıkları, çocuğun 2009 Eylül ayından itibaren anneyle, 2012 Kasımdan 2014 Aralık ayına kadar babayla yaşadığını, alacaklı tanıkları ise; 2009 Temmuz ayından beri çocuğun annesiyle yaşadığını beyan etmişlerdir.

21.5.2015 havale tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde; müşterek çocuğun şikayetçinin iddia ettiği tarihlerde babanın yanında kaldığı tarihlere itibar edilerek yapılan hesaplamada; talep edilecek asıl alacağın 10.151,34 TL, işlemiş faizin ise 3.251,92 TL, alacaklı annenin iddia ettiği tarihlerde annenin yanında kaldığı tarihlere itibar edilerek yapılan hesaplamada ise; talep edilecek asıl alacağın 17.929,83 TL, işlemiş faizin ise 3.959,16 TL olduğunun tespit edildiği, mahkemece, raporun alacaklı annenin ve tanıklarının beyanlarına itibar eden kısmına üstünlük tanınarak bu kısmın hükme esas alındığı anlaşılmakta ise de; borçlu tarafından dosyaya sunulan ve alacaklının imzasını taşıyan Yenimahalle İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne hitaben yazılmış 11.9.2013 tarihli, “ … öğrencisi kızım Neslinur Akbaba’nın işim gereği 2 yıl … dışında olacağım için babasının ikametinde bulunacağı nedeniyle naklen öğrenci kaydının … okuluna yapılması” talebini içerir dilekçesinin mahkemece gerekçe kısmında tartışılmadığı gibi, borçlu babanın 2012 Kasım ayından itiraz tarihine kadar müşterek çocuk Neslinur’un yanında kaldığı iddiasının yerinde olup olmadığının, çocuğun okul çevresinde zabıta araştırması yaptırılması suretiyle, değerlendirilmediği görülmektedir.

O halde, mahkemece, taraf tanıklarının beyanları ile borçlu tarafından sunulan 11.9.2013 tarihli İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne hitaben yazılmış belge nazara alınarak, müşterek çocuğun okul çevresinde yaptırılacak zabıta araştırması sonucunda, taraflar arasında ihtilaflı olan 2012 Kasım ayından 2014 Kasım ayına kadar olan zaman aralığında, çocuğun kimin yanında kaldığının tespiti gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir