Velayeti Anneye Bırakılan Çocuğun İsminin Değiştirilmesi

Eşinden boşanan ve kızının velayetini alan kadın eşinin onayı olmaksızın kızının adını değiştirmek istemiştir. İsim değişikliğine ilişkin davada Yerel mahkeme babanın çocuk üzerindeki “isim koyma” hakkını dikkate almadan esas girmiş ve karar vermiştir. Karar, baba tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyayı inceleyen Yargıtay, çocuğun adının değiştirilmesi baba …’ın da hukukunu ilgilendireceğinden adı geçenin davaya dahil edilmeden ve taraf teşkili sağlanmadan işin esasına girilip deliller toplanıp oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi yerine, taraf teşkili sağlanmadan davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir” diyerek kararı bozmuştur.

İşte emsal nitelikli o karar:

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas: 2017/7323
Karar: 2017/7300

Tarih: 18.05.2017

İçtihat Metni

Mahkemesi: Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava Türü: Nüfus

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı … temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Karar

Dava dilekçesinde, boşanmakla velayeti davacı anneye verilen küçük “…”ın adının “Mira” olarak düzeltilmesi istenmiş, mahkemece çocuğun babası davaya dahil edilmeden davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dava, velayet hakkına dayanılarak açılan, evlilik birliği içinde doğan, boşanma sonucu velayeti anneye verilen çocuğun adının değiştirilmesi istemine ilişkindir.

Ad ve soyadının değiştirilmesi ancak haklı sebeplere dayanılarak hakimden istenebilir. Adın değiştirildiği nüfus siciline kayıt ve tescil olunur. 2525 sayılı Soyadı Kanunu’na göre taşınması zorunlu önad ve soyadı, Türk Medeni Kanunu’nun 27. maddesi hükmünün kapsamındadır.

Ne var ki; adın haklı sebeple değiştirilmesine ilişkin dava, kişisel durum sicilindeki mevcut kaydın değiştirilmesini ve düzeltilmesini gerektirdiğinden esas itibarıyla “nüfus kaydının düzeltilmesi” niteliğindedir.

TMK’nun 339/5. maddesine göre çocuğun adını ana ve babası koyar. Dolayısı ile çocuğun adının değiştirilmesi baba …’ın da hukukunu ilgilendireceğinden adı geçenin davaya dahil edilmeden ve taraf teşkili sağlanmadan işin esasına girilip deliller toplanıp oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi yerine, taraf teşkili sağlanmadan davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin yukarıda açıklanan nedenle 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi ve 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 18.05.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.


.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir