Sosyal Medyada Kişilik Haklarının İhlali Hakkında Yargıtay Kararı

Yargıtay sosyal medya paylaşımları aracılığıyla kişilik haklarının ihlal edildiğine yönelik iddiaları incelerken, somut olayın özelliklerini, gerçekleştiği ortamı, koşulları ve hukuki ilişkinin unsurlarını dikkate alarak karar vermektedir. Bu kararlardan bazıları aşağıda belirtilmiştir:[1]

Davalı tarafından “davacının ismi ve profil resmi kullanılarak açılan sosyal medya hesabı içeriğinde; davacıya ait olmamakla birlikte müstehcen fotoğraf, videolar ve davacıya ait telefon numarasının yer alması nedeniyle davacı tarafından açılan manevi tazminat davasında kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan davacının manevi tazminata hükmedilmesini isteyebileceği, yerel mahkemenin verdiği kararda davacı yararına takdir edilen manevi tazminat tutarının az olduğu, belirtilerek, yerel mahkeme kararının bozulması karara bağlanmıştır.[2]

Sanığın, şikâyetçiye ait Facebook hesabı ile e-posta hesabına ait şifrelerini kırmak ve değiştirmek suretiyle erişilmez kıldığı, Facebook sayfasında bulunan arkadaşlarına ahlak dışı mesajlar gönderdiği olayda sanığın hem TCK m.136’daki “verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” hem de m.244/2’deki “sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme” suçunun işlendiğine karar vermiştir.[3]

Sanığın “şikâyetçi adına ve onun fotoğrafını kullanarak bir sosyal paylaşım sitesinde hesap oluşturması ve bu sitede şikâyetçinin arkadaşlarına hakaret etmesi eyleminin Türk Ceza Kanunu’nun 136/1 maddesinde yer alan kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına vermek, yaymak veya ele geçirmek suçu olarak hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.[4]

Sanık, şikâyetçi tarafından kullanılan elektronik posta adresini ve şifresini, onun bilgisi ve rızası dışında ele geçirip, erişilemez hale getirmiş, daha sonra şikayetçinin kişisel veri kapsamındaki telefonunu ele geçirerek gizli numaradan bu telefon numarasını arayarak, Facebook, Twitter ve elektronik posta adreslerinin şifrelerini ele geçirmiştir. Yargıtay kararında sanığın hem kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek, hem de bilişim sistemindeki verileri erişilmez kılmak suçlarını işlediğine hükmetmiştir.[5]

Kız arkadaşının facebook şifresini değiştirmek suretiyle gayri ahlaki fotoğraflar yayımladığı iddia edilen şahıs hakkındaki dosyayı inceleyen Yargıtay, fotoğrafların davalı tarafından yayımlandığının ispatlanamamış olmasını dikkate almıştır. Bununla birlikte davalının sadece şifreyi değiştirmiş olması ve bu nedenle hesap sahibinin fotoğrafları silmesinin engellenmiş olmasını göz önünde bulundurarak, davacının kişilik haklarının ihlal edildiğine ve tazminat gerektirdiğine karar vermiştir.[6]

Sosyal medya araçları yoluyla başka kullanıcılara ait hakaret nitelikli içeriklerin “retweet” veya “paylaş” gibi uygulamalarla paylaşılması, böyle yayınlara link atılması suretiyle de hakaret edilmesi mümkündür. “Başkasına ait sosyal medya hesabına yasal olmayan yollarla giren, bu şekilde girdiği hesapta bulunan mesajları kaydeden, başkalarıyla paylaşan kişinin eylemi Türk Ceza Kanunu madde 132’de yer alan hüküm uyarınca haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunu oluşturur. Özel yaşama ilişkin sesli, yazılı ya da görsel verilerin, sosyal medyada izinsiz paylaşılması, Türk Ceza Kanunu madde 134 anlamında özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturmaktadır. Kişilerin özel hayatına ilişkin olarak özellikle gizli çekimlerle elde edilen bilgi, ses ve görüntülerin, sosyal medya mesajlarının ve gizlilik ayarları ile koruma altına alınan fotoğrafların sistemin hacklenmesi suretiyle sosyal medyada yayınlanması sık karşılaşılan hukuka aykırılıklardan biridir.[7]


[1] Yargıtay kararları ULUÇ, SÜSLÜ, 2016, s. 337-353’ten alınmıştır.

[2] Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 17/03/2016 tarih ve 2015/4457 E., 2016/3497 K. sayılı kararı.

[3] Yargıtay 12. Ceza Dairesi 04/05/2016 tarih ve 2015/7239 E., 2016/7863 K. sayılı kararı.

[4] Yargıtay 8. Ceza Dairesi 12.11.2015 tarih ve 2015/5648 E., 2015/24511 K. sayılı kararı.

[5] Yargıtay 12. Ceza Dairesi 02/02/2015 tarih ve 2014/17556 E., 2015/1675 K. sayılı kararı.

[6] 4.HD. 17/04/2013 gün, 2013/1260 Esas 2013/7144 Kararı, TANERİ, 2016, s.453.

[7] ULUÇ, SÜSLÜ, 2016, s.344-345.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir