Elektronik Ortamda Kişilik Hakkı İhlalleri

Bilişim devrimi yeni suç tipleri yaratmanın yanı sıra var olan suçların işlenmesini de kolaylaştırmıştır.[1] Bilim ve teknikteki ilerleme sayesinde kişinin özel hayat ve gizlilik alanına yapılan tecavüzler çok kolay bir hale bürünmüştür. Kişinin özel hayatına ve gizlilik alanına ilişkin bilgiler, basın, radyo, televizyon, internet ve sosyal medya yoluyla çok geniş kitlelere kısa zamanda aktarılabilmektedir. İnternet ortamında yapılan yayınlarla kişilerin kişilik haklarının ihlâl edilmesi, basılı yayınlarla ihlâl edilmesine oranla daha kolay, daha hızlı ve daha yaygındır.

İnternet ortamında kişilik hakkı ihlalleri çeşitli yöntemlerle işlenmekte ve farklı görünümler sergilemektedirler. Örneğin bir kişiye yönelik hakaret içeren alan adı (domain name) kullanılarak kişilik hakkı ihlal edilebileceği gibi, elektronik posta aracılığıyla kişilik haklarına tecavüz edilmesi de mümkündür.[2]

Sosyal medya platformlarında karşılaşılan kişilik hakkı ihlâllerinin önemli bir kısmı kullanıcı ile sosyal medya hizmetleri hizmet sağlayıcısı dışındaki üçüncü kişilerce gerçekleştirilmekte olup bunlar ya ilgili sosyal medya platformunun diğer kullanıcıları ya da platformdaki güvenlik önlemlerini aşmak suretiyle platforma müdahalede bulunan üçüncü kişilerdir. Bu ihlâller paylaşılan içerik, güvenlik sorunları ve bilişim suçları yoluyla gerçekleşebilmektedir.[3]

A. Paylaşılan İçerik Nedeniyle İhlaller

Sosyal medya platformlarında kullanıcılar tarafından paylaşılan içerikler nedeniyle en çok karşılaşılan ihlâl şekli, içeriğin hakaret, tehdit veya iftira niteliği taşıyan unsurlar içermesi ve dolayısıyla başkalarının şeref, haysiyet ve itibarının zedelenmesidir. “Atılan tweetler, blog yazıları, forumlardaki görüşler, facebook paylaşımları gibi araçlarla bu platformları kullanan başka kişilerce aşağılayıcı, incitici, küçültücü, husumete maruz bırakıcı yazılı, görsel ve işitsel unsurlardan oluşan içeriklerle hakaret edilebilmektedir. Ayrıca müstehcen unsurları barındıran veya cinsel içerikli taciz mesajları ile de kişilerin manevi bütünlüğü ihlâl edilebilmektedir.[4]

Sosyal medya araçları yoluyla bir kullanıcı tarafından yaratılan içerik ile başkalarına hakaret edilmesi halinin yanı sıra, başka kullanıcılara ait hakaret nitelikli içeriklerin “retweet” veya “paylaş” gibi uygulamalarla paylaşılması, böyle yayınlara link atılması suretiyle de hakaret edilmesi mümkündür. “Burada hakaret niteliğindeki içeriğin sahibi olarak değil, başkasına ait içeriğe bağlantı sağlayan olarak sorumluluk söz konusu olabilir. Sosyal medya platformlarında başka kullanıcıların içeriklerinin tehdit unsuru barındırması halinde de, bu tehdit nedeniyle kişinin manevi dünyasında ve kişilik değerlerinde bir azalma olacağından kişilik hakkı ihlâl edilecektir. Bir diğer kişilik hakkına saldırı biçimi ise, gerçeğe aykırı ve iftira niteliğindeki içeriklerle kişilik hakkına saldırı halidir. Kullanılan içerik bazen nefret söylemi, ayrımcılık, başkalarının husumetine maruz bırakıcı nitelik de taşıyabilir. Tüm bu durumlarda da kişinin kişilik değerleri ve dolayısıyla kişilik hakkı zarar görür.[5]

Paylaşımlar yalnızca kişinin kendisi tarafından değil, arkadaşları tarafından da gerçekleştirilebilmekte, kişilere neredeyse sosyal medyada özel bir alan bırakılmamaktadır. “Kişilerin özel hayatlarına ilişkin eğlence mekânı, parti, plaj ortamı fotoğrafları gibi paylaşımlarını herkese açması ve şifrelerin kırılarak kötü niyetli kişilerin bunları ele geçirmesine ve sonrasında çeşitli sitelerde veya reklam amaçlı olarak kullanılması kişilerin mağduriyetine neden olabilmektedir. Kişilerin özel hayatına ilişkin olarak özellikle gizli çekimlerle elde edilen bilgi, ses ve görüntülerin yayınlanması ve geniş kitlelere ulaştırılmasında da sosyal medya platformları kullanılabilmektedir. “Bu tür ihlâlleri içeren malzemelerin toplanması özel hayatın gizliliğini ihlâl ettiği gibi bunların ifşa edilmesi de ayrı bir ihlâl halidir. Kişilerin özel hayatlarının gizliliğini ihlâl niteliğindeki yazılı, görsel ve işitsel malzemelerin oluşturulması sosyal medya platformunu kullananlarca gerçekleştirilmese bile, bu belgelerin sosyal medya platformlarında paylaşılması kişilik hakkı ihlâlini oluşturmaktadır. Son yıllarda politikacı, sanatçı, sporcu gibi kişilerin özel ilişkilerine ait sahnelerinin yer aldığı görüntülerin sosyal medya platformlarında yayınlanması özel hayata yönelik tipik ihlâl halidir.[6]

Sosyal medya radikal gruplar tarafından kendi düşüncelerini yaymak ve ötekileştirdiği kişi ve grupları rencide etmek amacıyla kullanılabilmektedir. Bu gruplara ait sahte veya söz de kurumsal hesaplar aracılığıyla üretilen ve yayımlanan nefret söylemleri sosyal medyada çok hızlı bir şekilde yayılabilmektedir.[7]

B. Güvenlik Sorunları Nedeniyle İhlaller

Sosyal medya hizmet sağlayıcıları, platformlarının güvenli kullanımı için yeterli seviyede güvenlik tedbirleri aldıklarını ifade etseler de, “en yaygın sosyal medya platformlarının bile hacklenerek, kullanıcı bilgilerinin ele geçirildiği veya bu sitelere bilişim teknolojileri aracılığı ile girilerek birçok bilişim suçu işlendiği bilinen bir gerçektir. Sosyal medya platformlarındaki güvenlik sorunları ya kullanıcıların kişisel güvenlik tedbirlerindeki ihmalkârlık ve hatalardan ya da sistemdeki güvenlik açık ve eksikliklerinden kaynaklanmaktadır. Sosyal medya platformlarının web sitelerinin bile sahtelerin oluşturulabildiği günümüzde, bu sahte siteler ile kişilerin bilgi, hesap ve şifreleri, kendilerinden platforma giriş yapılıyor izlenimi verilerek istenilmekte, kullanıcılar tarafından platforma giriş yapıldığı düşünülerek verilen bu bilgiler kolayca ele geçirilmektedir. Kullanıcıların hile ile veri ve bilgilerinin elde edildiği diğer bir yöntem ise sosyal medya platformundan kampanya ilanı, ödül, hediye, piyango kazanıldığı vb. şeklindeki mesajlar ile kişisel bilgilerin yer aldığı formların doldurulması veya başvuruların yapılmasının istenilmesi ile bunların verilmesi halidir.[8]

Ünlü sanatçılar, futbolcular, banka gibi kurumlar adına açılan sahte hesaplar, başka kullanıcıların kişisel verilerini elde etmede de kullanılabilmektedir. “Bu sahte hesapların gerçek zannedilerek başka kullanıcılar tarafından takip edilmesi ile başlayan süreçte, bankacılık işlemi yapıldığı izlenimi ile şifre veya kişisel bilgilerin girilmesi, ünlü birisiyle tanışma, ödül veya hediye kazanıldığı belirtilerek form doldurulmasının istenerek kullanıcılara ait kişisel veriler, şifreler, banka kayıtları gibi bilgilere ulaşılmakta, son aşamada ise bu veri ve bilgiler ile banka hesaplarının boşaltılması veya kimlik bilgileri kullanılarak dolandırıcılık gibi hukuka aykırı eylemler ile menfaat sağlanması söz konusu olmaktadır. Sosyal medya ortamlarındaki kullanıcıların adına kimlik taklidi ile açılan sahte hesaplar, bir takım suçların işlenmesinde paravan olarak da kullanılabilmektedir.[9]

C. Bilişim Suçları Yoluyla Yapılan İhlaller

Sosyal ağlarda karşılaşılabilecek en tehlikeli saldırıları; kimlikleri taklit etmek, istenmeyen e-postalar (spam) ve bot saldırıları, kötü amaçlı sosyal ağ uygulamaları, siteler arası kod çalıştırma (xss), siteler arası istek sahteciliği (csrf) saldırıları, sazan avlama (phishing), casus yazılımlar, sahte linkler, bilgi toplama saldırıları başlıklar altında toplamak mümkündür.[10]

Sosyal medyada kişilik haklarının ihlal edildiği durumlardan biri olan kimlik hırsızlığı, başkalarına ait hesaplarının ele geçirilmesidir. Kullanıcıların sosyal medya hesaplarına ait şifrelerin kırılarak kişisel bilgilerine erişim sağlanmakta, kişinin kimlik bilgileri, e-posta adresi, fotoğrafları, üyelik ve profil bilgileri izinsiz olarak kullanılmaktadır. Kişileri sosyal paylaşım sitelerine girilerek, elektronik postalarının silinmesi, şifrenin değiştirilmesi, özel fotoğraflarının ve yazışmalarının ele geçirilmesi kişilik haklarının ihlal edilmesidir.[11]

Özellikle kullanıcı şifrelerinin ele geçirilmesi ve hacklenmesi suretiyle birçok ünlü siyasetçi, oyuncu, sporcu, sanatçı ya da sıradan insanın özel yaşamına ilişkin görüntüler ele geçirilmiş ve internet ortamında paylaşılmıştır. Örneğin 2014 yılında birçok Hollywood yıldızının özel hayatına ilişkin fotoğraflar, bilgisayar korsanları tarafından “iCloud” adlı kişisel veri depolama sistemine girilerek elde edilmiş ve internette yayınlanmıştır.[12]

Kişilerin dijital oyun platformlarındaki şifrelerinin kırılarak, kullanıcıya ait avatar, karakter, kostüm, özellik ve sanal dünyaların ele geçirilmesi de kişilik haklarını ihlal eden hukuka aykırı eylemlerdir. Fikri mülkiyet hukuku kapsamında değerlendirilebilecek bu dijital içeriklerin paraya dönüştürülebilen ticari değer olarak kullanılması da mümkündür.[13]

Sosyal medya platformlarında ele geçirilen hesaplar, genellikle başkalarının kandırılarak dolandırılması ve menfaat temini için kullanılmaktadır. Örneğin, ele geçirilen hesaplardan adres defterine, gruplara veya arkadaş listelerine ulaşılarak bu kişinin arkadaşlarının hesaplarına parasız kalındığı, yurt dışında olunduğu kimliğinin çalındığı gibi mesajlar atılarak para, banka kredi kartı numarası, kontür gibi şeyler istenerek kişiler dolandırılabilmektedir. Kullanıcıların ele geçirilen hesapları üzerinden başka kullanıcılara yönelik saldırılara verilebilecek bir diğer örnek ise, arkadaşlara, grup üyelerine veya adres defterindeki kişilere spam nitelikli iletiler gönderilmesidir.[14]


[1] KOÇAK, Hüseyin, DANDİN, Ali Nazmi, “Toplumsal ve Yönetsel Alanda Bilişim Teknolojilerinin Kriminal Etkileri,” Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, C:19, S:1, 2017, s.137.

[2] GÜLSEREN, Fehmi Şener, “İnternet Ortamında İşlenen Hakaret Suçları,” Lefke Avrupa Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, C:4, S.1, 2013, s.16.

[3] KAYA, 2015, s.291.

[4] KAYA, 2015, s.292.

[5] KAYA, 2015, s.292.

[6] KAYA, 2015, s.295.

[7] BİLGE, Remzi, “Sosyal Medyada Nefret Söyleminin İnşası ve Nefret Suçlarına İlişkin Yasal Düzenlemeler,” Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Dergisi, Yeni Medya, S:1, 2016, s.8.

[8] KAYA, 2015, s.297.

[9] KAYA, 2015, s.297.

[10] YAVANOĞLU, Uraz, SAĞIROĞLU, Şeref, ÇOLAK, İlhami, “Sosyal Ağlarda Bilgi Güvenliği Tehditleri ve Alınması Gereken Önlemler,” Politeknik Dergisi, C:15, S:1, 2012, s.23.

[11] KAYA, 2015, s.298.

[12] KOÇAK, DANDİN, 2017, s.143.

[13] KAYA, 2015, s.298.

[14] KAYA, 2015, s.300.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir