Türk Hukukunda Hak Arama Özgürlüğü

Hak arama hürriyeti doktrinde başvuru yapılan makamlar bakımından ayrıma tabi tutulmaktadır. Bunlar yönetsel (idari), siyasal (yasama meclisi) ve yargısal başvuru olmak üzere üçe ayrılmaktadır. Anayasanın “hak arama özgürlüğü” başlıklı 36. maddesinde düzenlenen hak arama özgürlüğü; kişilerin yargı organları önünde davacı veya davalı olarak haklarını savunabilmek için başvurabilmesi ve bu organlar önünde adil ve hakkaniyete uygun bir şekilde yargılanma hakkının bulunması olarak tanımlanabilir. Anayasa’nın 36. maddesi hak arama hürriyeti başlığı taşımakla birlikte hak arama yolunun yalnızca bir yönü olan yargısal başvuru hakkına vurgulamaktadır.[1]

İdari ve siyasal başvuru yöntemleri Anayasa’nın 40. ve 74. maddelerinde düzenlenmiştir. Anayasa’nın 40. maddesine göre; anayasa ile tanınmış temel hak ve özgürlükleri ihlal edilen kimseler yetkili makamlara geciktirilmeden başvurma imkânının istenmesi hakkına sahiptirler.

Anayasanın 74. maddesine göre, vatandaşların ve karşılıklılık şartıyla yabancıların kendileriyle ve kamuyla ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne başvuru hakları bulunmaktadır.

Anayasanın 90. maddesinde, temel hak ve özgürlüklere ilişkin uluslararası antlaşmalara yasalar karşısında üstünlük tanınması nedeniyle AİHS’nin 6. ve 13. Maddeleri iç hukuk açısından da bağlayıcıdır.

Devlet memurlarının disiplin kovuşturulmasını kanuni güvence altına alan hükümler Anayasanın 129. maddesinde[2] düzenlenmiştir. Buna uygun olarak Devlet Memurları Kanunu’nun 130. maddesinde, Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemeyeceği, soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memurun savunma hakkında vazgeçmiş sayılacağı hüküm altına alınmıştır.

DMK. m.135’de, disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebileceği belirtilmiştir. İdarenin verdiği karar, itiraz yolu yanında idari yargıda da denetime tabi olmaktadır. Bu durum Anayasanın 125. maddesindeki “İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır” hükmüyle de uyumludur.

TSK Disiplin Kanununun 41. Maddesinde, disiplin amirleri tarafından verilen disiplin cezalarına karşı, bir üst disiplin amirine itiraz edilebileceği belirtilmiştir. Kanunun 42. maddesinde ise Disiplin Kurulu kararlarına karşı bir üst disiplin kuruluna itiraz usulü düzenlenmiştir. Yargısal denetim ise 43. maddede düzenlenmiştir. Yüksek Disiplin Kurulları tarafından verilen Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezaları ile subay, astsubay, uzman erbaş ile sözleşmeli erbaş ve erler hakkında disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından barış zamanında verilmiş olan aylıktan kesme, hizmet yerini terk etmeme ve oda hapsi cezalarına karşı Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde iptal davası açılabilecektir. “Uyarma”, “kınama” ve “hizmete kısmi süreli devam” cezalarına karşı itiraz yolu açık olmasına rağmen 43. madde kapsamında iptal davası açılamaması Anayasal bir hak olan “hak arama özgürlüğünün ihlali” olarak değerlendirilmektedir. Bu görüşü savunan yazarlar, disiplin amirinin tek başına ceza verebilmesinin keyfiyete ve kötü sonuçlara yol açabileceğini, bu nedenle yargısal denetime tabi olması gerektiğini savunmaktadır.[3]

Anayasa Mahkemesi savunma hakkını, hak arama özgürlüğünün bir ögesi olarak belirtmiş ve bu hakkın eksiksiz kullanılmasını önleyecek yasa yükümlerini Anayasa’nın “hak arama özgürlüğünü” düzenleyen hükmüne aykırı görmüştür.[4]

Danıştay, eski tarihli bir kararında, 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanunu’nun 2. maddesinde geçen “…bir daha kamu hizmetinde çalıştırılamazlar.” hükmü ile ilgili kararında, bu hükmün, sıkıyönetim süresince uygulanması gerektiğini, göreve son verilmesi işleminde başkaca bir usul hükmü öngörülmediğini ve ilgiliye savunma hakkı tanınmadığını gerekçe göstererek işlemi iptal etmiştir.[5]

Türkiye’de genel olarak idarenin her türlü işlem ve eylemine karşı yargı yolu açıktır. Ancak bazı alanlar kanunla yargı denetimi dışında tutularak istisnalar getirilmiştir. Avrupa Birliği sürecinde demokratikleşme adına atılan bazı adımlar neticesinde bu alan oldukça daraltılmış olsa da varlığını kısmen de olsa korumaktadır.

2010 Anayasa değişikliği ile Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) kararları, Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararları, uyarma/kınama cezaları ile Anayasa’nın geçici 15. maddede belirtilen kişilerin işlemleri yargı denetimine açılmıştır. Ayrıca hak arama özgürlüğü ile ilgili olarak, bilgi edinme hakkı, kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkı ve kamu denetçisine başvurma hakkı gibi yenilikler yapılmıştır.


[1] İbrahim Ö Kaboğlu, Özgürlükler Hukuku, 4.B., İstanbul, Afa Yayınları, 1998, s.86.

[2] Anayasanın 129. Maddesi: (1) Memurlar ve diğer kamu görevlileri Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmakla yükümlüdürler. (2) Memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemez. (3) (Değişik: 12/9/2010-5982/13 md.) Disiplin kararları yargı denetimi dışında bırakılamaz. (4) Silahlı Kuvvetler mensupları ile hâkimler ve savcılar hakkındaki hükümler saklıdır. (5) Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak idare aleyhine açılabilir. (6) Memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında işledikleri iddia edilen suçlardan ötürü ceza kovuşturması açılması, kanunla belirlenen istisnalar dışında, kanunun gösterdiği idarî merciin iznine bağlıdır.

[3] Kılınçarslan, a.g.m., s.8.

[4] Anayasa Mahkemesi, 29.01.1980 tarihli ve E. 1979/38, K. 1980/1, RG. 15.05.1980, S. 16989.

[5] DİBK, 7.12.1989, E. 1986/6, K. 1989/4, RG 9.2.1990, S. 20428, s. 67-68

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir