Disiplin Hukuku

A. Disiplin Hukuku Kavramı

Kamu hizmetini yürütmek için kurulan organizasyonlar doğal olarak, bir miktar personelin bir araya gelmesini ve bu personelin kurumsal kimlik altında belirli bir düzen içinde kamu hizmetlerini yürütmesi sonucunu doğuracaktır. Kamu hizmetinin yürütülmesi esnasında kamu çalışanlarının, gösterdikleri başarı ya da başarısızlıkla kamu hizmetlerinin aksamasında veya kurumsal kimliğe uygun olmayan hal ve hareketlerinin varlığı halinde, bir takım yaptırımlara uğraması kaçınılmazdır.[1]

Kamu hizmetini gerçekleştirirken idarenin içinde yer alan personel ve birimlerin hukuka uygun, dirlik ve refah içerisinde işlem yapabilmesi için birtakım kurallara uymak zorunluluğu getirilmiştir. Çalışanları disipline etmek amacıyla getirilen kurallar disiplin hukuku çatısı altında toplanmaktadır.[2]

Memur ve kamu görevlilerinin çalıştıkları kurum içinde statülerinden kaynaklanan görev ve yükümlülüklerine uymaları ve çalışma ortamını bozmamalarının sağlanması ve devletin saygınlığının korunması Disiplin Hukukunun amacıdır.[3] Disiplin cezaları ile korunmak istenen hukuki değer, kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlayacak kamusal çalışma düzeninin korunmasıdır.[4]

B. Disiplin Suçları ve Disiplin Cezaları

Kamu hizmetini düzenleyen mevzuata aykırılık şeklinde karşımıza çıkan bir idari ihlâlin varlığı halinde, idarenin, yargı kararına gerek olmaksızın, kanunun verdiği açık yetkiye dayanarak ve kamu gücü kullanarak, idari usullerle hazırladığı tek yanlı bir idari işlemle verdiği cezalara “idari yaptırım” denilir.[5]

Farklı bakış açılarına göre idari yaptırımlar kategorilere ayrılmaktadır. Örneğin Kabahatler Kanununun 2. maddesine göre idari yaptırımlar idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer idari tedbirlerden ibarettir. Yapılan bir başka ayrıma göre; idari yaptırımlar; idari cezalar, kolluk tedbirleri ve idari cebri icradan oluşmaktadır. Bir alt ayrım olarak idari cezalar ise disiplin cezaları, kabahatler karşılığı verilen idari cezalar, regülatif idari cezalar ve atipik idari cezalar olarak ayrılmıştır. [6]

Disiplin cezaları ile korunmak istenen hukuki değer, kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlayacak kamusal çalışma düzeninin korunmasıdır.[7]

Danıştay disiplin cezalarını “kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar” olarak tanımlamaktadır.[8]

Disiplin suçları, kamu hizmetinin, hizmetten yararlananlara düzenli ve verimli bir şekilde sunulması için, kurum içi düzeni, disiplini ve hizmeti sunanların statüsünü düzenleyen normlara aykırı hal ve davranışları ifade eder. Disiplin cezası yaptırımı tehdidi taşıyan bu hal ve davranışlar, disiplin mevzuatında, disiplin cezalarının her biri için ayrı listeler halinde sıralanmıştır.[9]

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 124. maddesinde kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile kanunların, tüzüklerin ve yönetmeliklerin Devlet memuru olarak emrettiği ödevleri yurt içinde veya dışında yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre disiplin cezası verileceği belirtilmiştir.

Sonuç olarak, disiplin cezaları, disiplin suçu sayılan bir hal ve davranışı gerçekleştiren kamu görevlisine, idare tarafından, kurumsal düzeyde uygulanan; kurum düzenini ve idareye duyulan güven ve saygınlığı sağlamaya yönelik zorlayıcı yaptırımlar olarak tanımlanabilir.[10]


[1] Korkmaz, a.g.m., s. 242.

[2] Saniye Kılınçarslan, “Disiplin Hukukunda İdarenin Takdir Yetkisinin Kanunilik İlkesi Çerçevesinde Yargısal Denetimi”, Fasikül Aylık Hukuk Dergisi, Y: 7 S: 62, Ocak 2015, s. 8.

[3] Atay, a.g.e., s. 758.

[4] Ahmet Taşkın, Kamu Görevlileri Disiplin Hukuku, Ankara, Seçkin Yayıncılık, 2006, s. 125.

[5] İl Han ÖZAY, İdari Yaptırımlar, İstanbul Üniversitesi Yayınları, İstanbul, 1985, s.181.

[6] Burcu Erdinç, “İdari Yaptırımların Kavramsal Çerçevesi ve Cezai Yaptırımlarla Karşılaştırılması” Ankara Barosu Dergisi, 2012, s.261.

[7] Taşkın, a.g.e., s. 125.

[8] D.12.D., Karar Tarihi: 23.3.2011, E. 2008/857, K. 2011/1319.

[9] Bahtiyar Akyılmaz, “Anayasal Esaslar Çerçevesinde Kamu Personeli Disiplin Hukuku ve Uygulamadaki Sorunlar”, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C: 7, S: 1-2, Ankara, 2003, s. 245.

[10] Akyılmaz, a.g.e., s. 245.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir