İdarenin Takdir Yetkisinin İlkeleri

Avrupa Konseyi[1] Bakanlar Komitesinin 1980 tarihli R(80)2 sayılı “İdarenin Takdir Yetkisinin Kullanılmasına İlişkin Tavsiye Kararı” Avrupa hukukunun ortak değerlere ulaşılmasını amaçlayan kararlardan biridir. Kararda takdir yetkisini kullanan idarenin uyması gereken esaslar belirlenmiştir.

Buna göre idare; yetkinin veriliş amacından başka bir amaç gütmemesi, yalnızca somut olaya ilişkin öğeleri dikkate alarak nesnelliğe ve tarafsızlığa uyması, hakkaniyete uymayan ayrımcılıktan kaçınarak yasa önünde eşitlik ilkesini gözetmesi, işlemin amacıyla, kişilerin hakları, özgürlükleri veya menfaatleri üzerindeki olumsuz etkileri arasında bir denge kurması, işlemi her somut olaya göre belirlenen makul bir süre içinde yapması, genel idari direktifleri her olayın özelliklerini göz önünde tutarak istikrarlı bir şekilde uygulaması, takdir yetkisinin kullanımını düzenleyen tüm genel idari direktiflerin aleniyetini sağlaması veya ilgilinin istemi üzerine işlemden önce veya sonra uygun bir şekilde ilgiliye bildirmesi, takdir yetkisinin kullanımı konusunda kabul ettiği ölçülere aykırı olarak, kişilerin haklarına, özgürlüklerine veya menfaatlerine zarar verecek olursa ilgiliye bu kararın gerekçesini makul süre içerisinde bildirmesi gereklidir.[2]

Danıştay çeşitli kararlarında Avrupa Konseyinin kararlarına atıf yapmak suretiyle takdir yetkisine ait ilkeleri benimsediğini göstermiştir.

İdareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması, idarenin “keyfi” olarak hareket edebileceği anlamına gelmez. İdare takdir yetkisini kullanırken; yasanın koyduğu sınırlar içinde kalmalı, eşitlik ilkesine önem vermeli, kamu yararını gözetmeli, hizmetin gereklerini göz önüne almalı, gerekçe göstermeli ve eğer yasalar özel koşullar öngörmüş ise bunlara da uymalıdır.[3]


[1] Avrupa Konseyi, Avrupa çapında insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğünü savunmak amacıyla 1949’da kurulmuş hükümetler arası bir kuruluştur. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Avrupa Konseyi’ne bağlıdır. Türkiye Avrupa Konseyinin kurucu üyelerinden biri olarak 1949 yılından itibaren görev yapmaktadır.

[2] Onur Karahanoğulları, “İdari Takdir Yetkisinin Kullanılmasına İlişkin R(80)2 Sayılı Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Tavsiye Kararı”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C: 45, Y: 1996, S: 1-4, s. 323-337.

[3] A. Şeref Gözübüyük, Yönetim Hukuku, 26. B., Turhan Kitabevi, Ankara, 2008, s. 340.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir