Türk Ceza Muhakemesi Hukukunda Susma Hakkı

Hukuki temeli “nemo tenetur se ipsum accusare” diğer bir ifadeyle kişinin kendini suçlamaya zorlanamaması ilkesi olan susma hakkı, hiç kimsenin kendi soruşturma veya kovuşturmasına kendi fiiliyle katılmak zorunda olmaması şeklinde tanımlanabilir. Susma hakkının hukuki niteliği, bir hak olup olmadığı, hak olarak kabulünde ise sınırlarının ne olacağı, bu haktan kimlerin yararlanabileceği ve muhakeme sürecinin hangi aşamalarında faydalanılabileceği günümüzde hala tartışılmaktadır. Bu çalışmada öncelikle susma hakkının kapsamı ve hukuki niteliği tartışılacak, ardından yararlanabilecek kişiler -özellikle tüzel kişilerin konumu- tespit edilmeye çalışılacak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına atıf yapılmak suretiyle Yargıtay kararları ışığında Türk hukukunda uygulanma biçimine değinilecektir.

Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Anabilim Dalı öğretim görevlisi Arş. Gör. Didar ÖZDEMİR tarafından kaleme alınan makale Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi’nin 2017/2 sayısında yayımlanmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir