Pratik Çalışma Konusu: Palu Ailesi

Müge Anlı ile Tatlı Sert programında bugüne kadar birçok suç ve suçlu açığa çıkarıldı, suçlular adalete teslim edildi. Herkesi hayretler içerisinde bırakan tüm bu vakaları bir kenara bırakacak nitelikteki olaylar ise 2018 yılının son günlerinde yayımlanan programda ortaya çıkmaya başladı.

Müge Anlı’nın programına, aslen Ordu’lu olup Kocaeli’nde yaşayan Havva Palu ile oğulları İsa ve Fatih, Havva’nın kızı Emine ve damadı Tuncer Ustael katıldı. Havva Palu, 32 yaşındaki kızı Meryem Tahmal’ın 2008 yılında, onun 8-9 yaşlarındaki kızı Melike’nin (yani kendi torununun) ise 2009 yılında kaybolduğunu söyledi. Aile kızları ve torunlarını aradıklarını söylediler. Ancak bir süre sonra aslında bu iki kişinin de öldüğü ve ailenin bu durumdan haberdar olduğu anlaşıldı. (Hal böyle iken neden programa katıldıkları ise bir muamma)

Ailesinin ifadesine göre;

Meryem Tahnal, aslında akrabası olan Ahmet Tahnal ile evlenip İstanbul’a yerleşmiş. Bu evlilikten iki çocuğu olmuş: Melike ve Recep.

Melike 8-9 yaşlarında ölmüş; Recep ise yaşadığı olaylar sonrasında akli yeteneklerini büyük oranda kaybetmiş, şu anda devlet gözetimi altında.

Palu ailesinin iddiasına göre Ahmet Tahnal eşi Meryem’e kötü muamelede bulunmuş, fuhşa zorlamış. Bunun üzerine Meryem kocasından kaçmış ve kendi anne babasının evine sığınmış. İddiaya göre Ahmet Tahnal eşi ile barışmak için onun yanına gittiğinde Meryem’in babası (Harun Palu), Ahmet Tahnal’ı öldürmüş.

Daha sonra bu cinayetin failinin baba Harun Palu değil, Meryem’in erkek kardeşi İsa tarafından işlendiği, daha az ceza alacağı için suçun baba Harun tarafından üstlenildiği iddia edildi. Yine iddiaya göre İsa bu cinayeti Tuncer’in azmettirmesi ile işlemişti. Çünkü Ahmet Tahnal, damat Tuncer’e güvenmiyordu. Tuncer’i ailede huzuru bozan, güvenilmez ve yalancı bir kişi olarak görüyordu. Eşi Meryem ile arasının bozulmasında ve Meryem’in fuhşa zorladığı iddiasının ardında Tuncer vardı.

Suçun Harun tarafından üstlenilmesi konusunda aileyi ikna eden de Tuncer’di. Böylelikle Tuncer, ailede kendisine güvenmeyen iki kişiden, hem bacanağı Ahmet Tahnal’dan hem de kayın pederi Harun Palu’dan kurtulmuş oluyordu.

Nihayetinde Harun Palu hapse girdi. Böylelikle Tuncer Ustael, Palu ailesi üzerindeki etkisini artırdı. Artık O’nun söylediği her şey aile tarafından tereddütsüz kabul ediliyordu. Tuncer evin değişik yerlerinde muskalar buluyordu. Bazen aile fertleri gece aniden baygınlık geçiriyor, sabah kalktıklarında vücutlarında farklılıklar görüyordu. Tecavüze uğramışlardı…

Her nasıl olduysa tüm aile başlarına gelen kötülüklerin sorumlusunun öldürülen Ahmet Tahnal’ın ailesi olduğuna inandı. Tahnal ailesinin Palu ailesini tehdit ettiğine, organ mafyası ile işbirliği içinde olduğuna, Palu ailesinin her bir ferdini öldüreceğine kesin bir şekilde inandılar.

Tuncer, bu koşullar altında Palu ailesini ikna eder, Tahnal ailesinden gelecek tehditlerden korumak amacıyla Palu ailesinin evlerini kendi üzerine alır, daha sonra bunları satar.

Evsiz kalan Palu ailesi, Tahnal ailesinden gelecek tehditlerden korunmak için binek bir araçta yaşamaya başlar. Bu sırada öldürülen Meryem bir gece yarısı aniden kaybolur. Görgü tanıklarının ifadesine göre Meryem bir süre önce aç ve susuz bırakılmış, bir ağaca bağlanmıştır. Meryem kaybolduktan bir yıl sonra Meryem’in kızı Melike hastalanır ve ölür. Palu ailesinin iddiasına göre küçük kızın içine cin kaçmıştır. Tuncer de O’nu kurtarmak için ispirto içirmiştir. Ancak kız zehirlenmiş ve ölmüştür. (Tanıklar Tuncer’in uuzn süredir küçük kıza kötü davrandığını söyler.)

Bir süre sonra hapisteki Harun Palu tahliye olur. Eve dönünce kızı Meryem ile torunu Melike’nin öldüğünü öğrenir. Tüm bu işlerin arkasında Tuncer’in olduğunu belirterek, aile fertlerinin ifadesinin alınmasını polisten ister. Polis ailenin ifadesini alır. Havva polise verdiği ifadesinden her şeyi itiraf eder; kızı Meryem ile torunu Melike’nin öldüğünü ve boş bir araziye gömüldüğünü kabul eder. Ancak cesetler bulunamaz.

Savcılık ailenin her bir ferdi hakkında suçlamada bulununca Havva ifadesini değiştirir. Aile bireyleri Harun’u hasta olmakla suçlar. Harun hakkında şizofreni teşhisi konulur. Böylelikle tanıklığı geçersiz hale gelir. Baba Harun Palu oğlu Fatih’in velayetine verilir.

Programa katılan tanıklar, damat Tuncer’in kendini yarı hoca olarak tanıttığını, büyü yapmak, muska yazmak, cin çıkarmak gibi işlerle uğraştığını iddia eder. Tuncer, Palu ailesi fertlerini de bu şekilde ikna etmiştir. Komşusunun ifadesine göre; Tuncer oturdukları evin duvarlarında, sıvaların altında, kapı pervazlarında delikler açmış, içlerinde gizlenmiş muska ve büyüleri aramıştır. Palu ailesi bu büyülerin Tahnal ailesi tarafından eve gizlendiğini düşünmektedir.

Tuncer ve eşi Emine’nin iki çocuğu, ayrıca onlarla birlikte yaşayan merhum Meryem’in hayatta kalan son çocuğu Recep’in psikolojinin bozulduğu, akli yeteneklerinin %80 oranında kaybettiği tespit edilir. İddiaya göre bu durumun sebebi evde Tuncer’den gördükleri tacizlerdir. Merhum Meryem’in oğlu küçük Recep birkaç kez eden kaçmış ve polise sığınmıştır. Polis çocuğun vücudundaki yara ve iğne izlerini görmüştür. Aile ise Recep’in organ mafyası tarafından kaçırıldığını, bu yaraların çocuğu kaçıran kişiler tarafından yapılmış olabileceğini söyleyerek olayın üstünü kapatmıştır.

Palu ailesi fertleri, Tahnal ailesinin kendilerine ilaç içirdiğini ve tecavüze uğradıklarını söyler. Hatta ölen Meryem’in de Tahnal ailesine yardım ettiği öne sürülür. Damat Tuncer kendisinin de ilacın etkisi altında iken tecavüze uğradığını söyler. Üstelik Tuncer’e tecavüz eden kişi de aynı evde yaşayan baldızı Meryem’dir. Tuncer bu konuda çok net konuşmaktadır, öyle ki “bir erkeğin baygın halde iken bir kadının tecavüzüne uğramasının fiziken ve biyolojik olarak mümkün olmadığını” söyleyen uzmanlar karşısında bile bu tavrını değiştirmez. Daha ilginci ise Palu ailesinin fertlerinden hiç birinin (Havva, İsa, Fatih ve Emine) Tuncer’in bu ifadesine karşı çıkmamasıdır. Aile fertleri kendi kanlarından (kızları / kızkardeşleri) olan Meryem’in damat Tuncer’i bayıltıp tecavüz ettiğine inanmaktadır.

Evet, yukarıda özet olarak anlattığımız ve günlerdir Türkiye’nin gündemini oluşturan Palu Ailesinin yaşadıkları / yaşattıkları ancak korku filmlerinde izlenebilecek cinsten olaylardan oluşmakta.

Örneği ancak korku filmlerinde, Stephen King’in kitaplarında ya da hukuk öğrencilerinin Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Pratik Çalışmalarda görebilecek nitelikteki farklı vakıa ve suçları bir arada gördüğümüz bu olaya ilişkin ortaya çıkan delilleri göz önünde bulundurarak yapılacak değerlendirmeleri gönderebilirsiniz.

Hukuk öğrencileri tarafından gönderilecek cevaplar derlenerek Ceza Hukuku ve Ceza Muhakemesi Hukuku Pratik Çalışma Kitapçığı haline getirilecek ve sitemizde yayımlanacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir