Kadınlar En Çok Kendi Evleri İçinde Şiddete Maruz Kalıyor

Kadın Hakları, Kadına Şiddet, Kadına Yönelik Şiddet, Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi, Kadın Cinayetleri, Aile İçi Şiddet, Müge Anlı, Palu Ailesi,

Müge Anlı’nın Tatlı Sert Programına konu olaylar aile bireyleri tarafından öldürülen, aile içinde şiddete maruz kalan kadınların dramını bir kez daha ortaya koydu. Birleşmiş Milletler tarafından yapılan çalışmalar aile bireylerinin işkencesi maruz kalan ve cinayete kurban giden kadınların sayısının boyutlarını ortaya koydu.

Küresel Cinayet Raporu

Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi (United Nations Office on Drugs and Crime : UNODC), Kadına Yönelik Şiddet olaylarını değerlendiren Küresel Cinayet Raporunu (Global Study on Homicide- Gender related killing of woman and girls) yayınladı. Kadınların cinsiyete bağlı öldürülme oranlarını ortaya koyan rapora göre 2017’de 87.000 kadın kasten öldürüldü. Bu kadınların yarısından fazlası (yüzde 58’i) partnerleri ya da aile üyeleri tarafından öldürüldü.

Kadınlar En Çok Kendi Evlerinde ve Aile Bireyleri Tarafından Öldürülüyor

2017 yılı içinde yaklaşık 50.000 kadın sadece kadın olmaları ve toplumdaki rolleri nedeniyle kocaları, sevgilileri veya aile bireyleri tarafından öldürüldü. İstatistiklere göre her gün ortalama 137 kadın bir partner ya da aile üyesi tarafından öldürülüyor.

Tüm dünyada kadın cinayetlerinin yüzde 34’ü partnerler yüzde 24’ü diğer aile üyeleri, yüzde 42’si ise aile dışından kişiler tarafından işlendi. Bu nedenle raporda çoğu bölgede evin kadınlar için en ölümcül yer olduğu belirtiliyor.

Dünya çapında beş cinayetten biri partner / aile üyesi tarafından işleniyor ancak bu cinayetlerin büyük çoğunluğunu kadın cinayetleri oluşturuyor. Partner / aile üyesi cinayetlerinin büyük çoğunluğunu kadın cinayetleri oluşturuyor. Partner / aile üyesi cinayetlerinde öldürülenlerin yüzde 64’ü kadın, 34’ü erkek. Partner cinayetleri özelinde ise öldürülenlerin yüzde 82’si kadın, yüzde 18’i erkek.

Raporda, kadına yönelik şiddeti ortadan kaldırmayı amaçlayan program ve mevzuatın her geçen gün artmasına rağmen aile içi şiddetin mağduru kadınların hayatlarını koruma ve kurtarma konusunda somut ilerleme kaydedilemediği belirtildi.

Kurumlar Arasında Koordinasyonun Önemi

Kadınlar, ev içinde yaşadıkları şiddet karşısında kendilerine destek olacak kimseyi bulamıyor ve yalnızlık hissediyorlar. Şiddet mağduru kadınlar haklarını aramak istediklerinde ceza hukuku sistemleri çoğunlukla onlara yardımcı olmakta yetersiz kalıyor. Birçok ülkede kadınlar haklarını aramayı kolaylaştıracak etkili araçlardan yoksun olduğundan hem aile içinde hem de hukuk karşısında sessiz kalmayı tercih ediyor.

Kadınları ve haklarını korumayı amaçlayan farklı kurumlar tarafından yürütülen faaliyetlerin birbiriyle koordineli olması gerekiyor. Kadınların polis, adalet sistemi, sağlık ve sosyal hizmetlere erişimin kolaylaştırılması için koordinasyonun önemine dikkat çekiliyor.

Raporda, ekonomik olarak eşlerine bağlı olan kadınların, maruz kaldıkları tüm şiddete rağmen onlardan ayrılamadığı, tutuklanmalarına yol açabilecek şikâyette bulunmaktan kaçındıkları belirtiliyor. Barınma, koruma, psikolojik ve adli yardım gibi özel destek hizmetlerinin geliştirilmesi, koordineli olarak, etkili bir şekilde yürütülmesi halinde şiddete maruz kalan kadınların içinde bulundukları ortamdan kurtarılabileceği ifade ediliyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir