Avukatlık Ücret Sözleşmesi, Hakkaniyet İndirimi

Yargıtay, Avukatlık Kanununda hakkaniyet indirimi müessesesine yer verilmediğini, taraflar arasında avukatlık ücreti konusunda imzalanmış bir sözleşme bulunduğunu gözönünde bulundurarak karar verdi.

Yargıtay, avukata henüz vekaletin çıkarılmamış olmasını ve davacı avukatın savcılık ifadesinde hazır bulunmaktan başka bir emek ve mesaisinin olmadığını kabul eden, böylelikle 2/3 oranında hakkaniyet indirimini gerekli gören Asliye Hukuk Mahkemesinin kararını bozdu.

Yargıtay
13. Hukuk Dairesi
Esas :2016/191
Karar : 2019/561
Tarih: 24.01.2019

İçtihat Metni

Mahkemesi : Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

Karar

Davacı, davalılar … ve … ile avukatlık sözleşmesi imzaladığını, 08/08/2014 tarihli sözleşmede şüpheli …’un iddia olunan cinsel istismar eyleminden dolay savcılık tarafından gerçekleştirilecek sorgusunda müdafii olarak katılacağından bu konuda ifade sonrasında salıverilmesi halinde 9.000,00 TL ücrete anlaştığını, akabinde şüpheli hakkında kamu davası açılması halinde vekalet çıkarılır ise 5.000,00 TL daha ek vekalet ücreti ödenecektir düzenlemesi ile bu şartlarda anlaşmaya varıldığını, yine aynı vekalet sözleşmesinin devamında 9.000,00 TL ücretin 10/08/2014 tarihinde ödeneceğinin belirtildiğini, alacağın zamanın da ödenmemesi sebebiyle avukatlık sözleşmesinden kaynaklı alacak için … 1. İcra Müdürlüğünün 2014/2814 esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, ancak davalıların itiraz dilekçesi ile sözleşmedeki imzaları açıkça reddetmemekle beraber ücreti de ödediklerini ileri sürmeksizin haksız ve mesnetsiz olarak kötüniyetli takibe itiraz ettiklerini, davalıların icra takibine yaptığı haksız ve kötüniyetli itirazlarının iptaline ve takibin devamına, borçluların takip konusu alacağın % 20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, … İcra Müdürlüğünün 2014/2814 sayılı takip dosyasında borçlu davalılar … ve …’ın borca yaptıkları itirazın mevcut aşamaya göre takdiren asıl alacağın 2/3’nün indirimi sureti ile 3.000,00 TL üzerinden iptaline, takibin 3.000,00 TL üzerinden devamına, takdiri ve hakkaniyet indirimi yapılması nedeniyle davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı, davalılar ile imzaladıkları 08/08/2014 tarihli avukatlık ücret sözleşmesi gereği 9.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili istemi ile başlattığı takibe vaki itirazın iptali istemi ile eldeki davayı açmıştır. Davalılar ise davacı tarafından matbu olarak önlerine getirilen sözleşmeyi imzaladıklarını, bu sözleşmede herhangi bir meblağ belirtilmediğini, davacının vekaleti olmadığı için davayı yürütmekle yetkili olmadığını, davacı ile aralarında söz konusu vekil-asil ilişkisi kurulmadığından sözleşmenin geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, taraflar arasında yazılı bir avukatlık ücret sözleşmesi bulunduğu, ücretin belli olduğu, davacı avukatın ücret sözleşmesindeki 9.000,00 TL’lik vekalet ücretine hak kazanabileceği düşünülebilir ise de, bu durumun hakkaniyete aykırı düştüğü, davacı avukatın harcadığı emek ve mesainin sadece savcılıkta ifade almak işleminden ibaret olduğu, vekaletnamenin de çıkarılmamış olması hususları göz önüne alınarak takdiren 2/3 oranında hakkaniyet indirimi yapılması kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; 1136 sayılı Avukatlık Kanunun’da sözkonusu indirime ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığından hakkaniyet indirimi yapılması yerinde değildir. Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen avukatlık sözleşmesinin geçerli olduğu kabul edildiğine göre taraflar arasındaki sözleşme hükümleri dikkate alınarak belirlenen vekalet ücreti üzerinden takibin devamına karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile şartları oluşmadığı halde cezanın indirilmesi hükümlerini düzenleyen Türk Borçlar Kanunu 182. madde hükmü gibi hakkaniyet indirimi uygulanmak suretiyle belirlenen bedel üzerinden yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

SONUÇ: Temyiz edilen kararın açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 24/01/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir